sevmek gibi geliyordu her şey sevmek gibi gidiyordu kadın adının anlattığı canın teni yakmasıydı bir bulut evet ama asıl olan bulutun suyu yağmasıydı bir insanı sevmekle başlıyuordu her şey ve bşanmak için en az iki şahit gerekiyordu
böyle zamansız güneşli umukmadık mavi günlerde bir bekleme salonu yalnızlığına bürünüyorum iliklerimdeki yitik aşkı sarhoş bir unutkanlığa itiyorum sanki şiirini bilmediğim bir fransız akşamında kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin içimde ayak izlerin aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan ve ben ne zaman kiminle sevişsem hala seni aldatıyorum
sözcüklerim varmıyor uzaklarına
birer birer düşüyor bütün öpmelerim
ağır yenilgiler alarak
adresinde yokluyunu kıyamet bilerek
sadece susarak özlüyorum özlüyorum seni
hiç tanımadan ne garip